okuma kulübü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
okuma kulübü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Temmuz 2020 Cuma

urbaga. 18

Cross Connect Magazine
Doğum günün

İçeriden gelen martı sesleri evin ihtiyaçlarıyla ilgilenmeyen baban ve o sesler annenin öfkeli hali.

Annen çok eziyet ederdi babana veya sen de öyle olduğuna inanırdın. Annene kızardın... 

Annen olacaksın ve başka bir dilde aslında onaylamadığın bir davranışı martılara uygulayacaksın. 

Onları kov, bugün doğum günün, ama onlara kızma... 

Aslında içeride kimseler yok. Annen ve baban sessizce seni doğuruyorlar.

Sene 19…

***

Dün şehre geldin ve artık şehir senin şehrin değil.

Şehirde her kafamı bir yere çevirdiğimde garip bir şekilde sanki seni birdenbire görecekmişim gibi hissettim. Ama anladım ki sen şehirsin, şehir de sen… İç içe geçmiş, ayrılmaz birliktelik. İlk defa birisi için böyle bir hisse kapıldım.

Bir şehir bir insanla bu kadar özdeşleşir. Neden böyle hissettim onu da bulamadım… Belki karmaşası, kalabalığı ama o karmaşa ve kalabalıkta bile kendine has bir düzeni. Çeşit çeşit insan profili. Değişken. Nostaljisi ama yanında da günü yakalaması. Eski ile yeniyi garip bir şekilde harmanlaması.

Romantizmi, aniden basan öfkesi … 

Ne yaparlarsa yapsınlar “beni kimse bozamaz, ben buyum” demesi. “Yerseniz, hatta isteyen sever, istemeyen sevmez” demesi. Burası çok kalabalık bir daha gelmem dense de vazgeçilmez olunması.

Ne olursa olsun benim için her zaman yerin hep farklı oldu. Hep de öyle kalacak … Aynı şehir gibi….

***

“Okuma Kulübü buyurun!” dedi çevirdiğin numara.






31 Ağustos 2019 Cumartesi

Şarap ve Kitap Törenleri


Evet çocukluğumda şarap da yaptım. Aşağı yukarı yazı yazmaya başladığım zamanlara denk geliyordu bu.

Okuyanlar iyi bilir, Mark Twain'in haşarı kahramanı Huckleberry Finn'in piposuna çok özeniyordum o zamanlar: Mısır koçanından ve boş tükenmez kalemden imal ettiğim pipoma kuru yaprakları doldurup yakarken bir şeyin eksikliğini duymuş olmalıyım ki yaklaşık bir kilogram üzümden ellerimle sıktığım üzüm suyuyla doldurduğum şişenin loş bir yerde günlerce mayalanmasını izlemek ve sabredememek...

Çünkü pipom hemen sönerdi hatta erirdi de ya da yanardı. Yüzüm gözüm duman, is, ciğerlerim talan... Hiç bekleyemezdim...

Ama gözyaşlarımın arasından eminin H. Finn'in o yaramaz çocuk bakışları fırlardı. Hiç bıkmazdım bunları yeniden yeniden yapmaktan.

Ama yaptığım şarap mıydı yoksa acılaşmış mayalanmış meyve suyu mu bilemiyorum. Üzerindeki beyaz kabarcıklar yüzünden içememiştim, ne var ki yazmaya devam ettim çocukken. İlk şiirim Dünya gazetesinde Çocukluğumu Hatırlıyorum başlığıyla çıkmıştı ve ilk bilimkurgu şairi bendim belki de dünyanın.

Kitaplar gezegenindeki başdöndürücü seyahat bazen 80 gün de sürüyordu iki yıl da. Hem Afacan'dım hem de Gizli ve 7'den çok işler peşindeydim. Abilerimiz ablalarımız sokaklarda birbirlerini parkalar içinde ve pos(t)-"idealist" bıyıklarla kovalıyorlardı. Çocukluğumun kalın cam zırhı içinde dünya pespembeydi. O cam saf, iyi ve doğru olmayan ne varsa içeri almıyordu tıpkı atmosferimiz gibi beni, dünyamı koruyordu.

Yıllar sonra bir şarap kadehiyle birbirimize baktığımızda yerde cam kırıkları gördüm. Sağım solum her yerim cam kırıkları. Ve kırık sayısı kadar yara. O cam kırıklarını bir yerden hatırlıyordum. Onlar,
çocukluğumun kırılan parçalanan atmosferiydi ve saçılanlar ise beni koruyan manyetik alanlar.

Şarap kadehiyle birbirimize ait olmadığımızı anlamamız ilk değildi. O, bu dünyadandı; bense değildim bile. O doğaydı, ben uygarlık. O kültürdü, ben savaş. O ne kadar doğru diyorsa, ben yalanlardım. O asla gerçek demezdi ve her gerçek için bir mercek önerirdi. Bense bakmayı, görmeye tercih ettim hep. Her gerçeğe ayrı bir dünya tasarladım ve uzaya kapıldım, evreni göremedim.

Şarap duygular, dedi ben akıl. Bu son icadımla övünürken Apollon'luğa özendim. O ise Dionyssos törenlerini benim için yine başlatmak istiyordu: Benim dünyaya gelişimi her gün ve gece kutlamak için... Ve onu göremedim ve onu bulamayınca ona saldırdım; kırdım döktüm saçtım, dünyayı aklımla bu hale getirdim.

Şimdi bütün kitapları yeniden okumalıyım...