sevgililer günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevgililer günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Şubat 2018 Çarşamba
Sevgililer Günü için mektup 2
Sevgili Sevgililer Günü
Altı yıl sonra yeniden karşındayım. Senden özür beklerken, özür dilemek istiyorum şimdi. İyi ki varsın. Fakat artık uzak bir dostumsun. Banaue pirinç terasları gibi bilinmeyen, ama mevcut bir uzak yersin benim için. Sesim bu sebeple sana güzel gelebilir. Aldanma.
Altı yıl önce ben 44 yaşındayken sana fena kızmıştım. Çünkü uslu birisi sayılmazdım. Örneğin toplama çıkarma biliyor, ama ne evimi ne de hayatımı toparlayabiliyordum; hayatımdan çıkması gerekenler konusunda da klişe eylemim genelde aynalar üzerinden kendime hep çıkışları göstermekti.
Aradan geçen zamanda ne değişti dersen; bence sen değiştin 14 Şubat. Hani tam 24 saat değil de 23 saat 57 dakika 43 saniye olduğundan da eminim; sen tam olarak sen değilsin. Aşkın metaforusun sen, yani aşkmış gibi yapan aşk. Başka nasıl anlatabilirim seni.
Lütfen kızma, az sonra özür dileyeceğim. Suçlu tabii ki ben değilim. Nasıl olabilirim? Suç cehennemse suçlu Tanrı'dır diyen bir yalvaç tanıyorsan söyle bana; ona aşkı sormalıyım, çünkü ben aşkın bendeki anahtarını kaybettim. O anahtar ki , sadece bende olduğu konusunda beni ikna etmişti. Tek maharetinin bu olduğunu elbette söyleyemem, ama nedense diğer yetenekleriyle o bir kadın olsaydı bile gerçekten ilgilenmezdim, çünkü ben eşyanın bir insan olduğunu düşünebilirim ancak. Yeteneğim bu kadar. Ve kadını kimin yarattığını bilmiyorum, ama beni Aşk yarattı bunu çok iyi biliyorum.
Beni yaratan Aşk, doğduğum gün başımda bana en sevecen ve sorumlu bakan bir çift göze neden adil davranmadı. Aşkın adaletsiz olduğunu söylemem için bir dava açmış olmam gerekiyor ona. Aşkın davası olmaz da derler, buna gerçekten inanmalı mıyız? Unutsak daha az acı çeker ve daha az zaman kaybederiz.
Bazen içine bir kitap kaçmış gibi olur ya bilirsin bu hissi... Bence Aşk'ın içine soneler kaçmış olmalı. Hani şiir sanatının heceli ve serbest vezin arasında duran o müthiş şiir biçimi.
Aşkın şiiri olsaydım gözyaşıyla yazılmış bir sone olmak isterdim.
Sevgili Sevgililer Günü 1
12 Şubat 2012
P.S. O soneyi 2019'da yazdım daha sonra.
Etiketler:
14 Şubat,
aşk,
Banaue,
fantezi,
mektup,
mektuplar,
sevgili,
sevgililer günü,
uzak,
uzaklar,
uzaklık
12 Şubat 2012 Pazar
Sevgililer Günü için mektup
Sevgili Sevgililer Günü
Aşkı bir güne indirmek kimin aklına geldiyse onu aramak da en gülünç bahanelerden birisi haline geldi. Seninle 365 günün bir tanesini paylaştığımız bu günde çiçekçilerden hediyelik eşyacılara kadar bizi kimlerle muhatap ettiğinin bilmem farkında mısın?
Aşk süreçti sonuç oldu.
Aşk sonuçtu sebep oldu.
Aşk maceraydı düzen oldu.
Adını koymayalım, kaçar dedik kovalamaca ve teknik takip oldu.
Yazalım dedik kayıt oldu.
Şiir dedik söz oldu.
Aşkı kanunlaştırmanın ne alemi vardı ey Sevgililer Günü?
Şimdi ben yılın 364 günü kimsenin sevgililer gününü "şimdiden" kutlayamayacak mıyım? Ya birden çok sevebiliyorsam! (Tanrı korusun...) Kötüsü, çok seviyorsam da o gün bir kişi dışında kalan çoğunluğu üzmek zorundayım.
Bir yalan makinası mısın sen? Doğrucu Davud mu? Kimsin?
FBI? MİT? CIA?
Ne ulusalsın ne evrensel. Yerel olsan mahallenin namusu kılığına bürünüyorsun, yasal olsan nikah memuru çağırıyorsun hemen; şahitler bozacı ve şıracı.
Senin arkandan kadınlar, anneler ve babalar günü de ne çabuk geliveriyor. Oluşturduğunuz zincir kolye, mecbur ve muhtaç ruhların prangası gibi görünüyor.
Sevgili ya da Sevgisiz. Ne fark eder. Karım yoksa ben erkek değil miyim? Kocası yoksa ötekisi kadın değil mi ki de sevgililer gününde sevgilisi olmayan mağdur olsun ve sevgilisinin yanında olamayan da mundar...
Ey Sevgililer Günü! Çık git aramızdan. Sana ihtiyacımız yok. Sevgilimle aramıza girme. Yılın her günü bizim.
Hadi al 14 Şubat da senin olsun, ama git lütfen.
Aşkı bir güne indirmek kimin aklına geldiyse onu aramak da en gülünç bahanelerden birisi haline geldi. Seninle 365 günün bir tanesini paylaştığımız bu günde çiçekçilerden hediyelik eşyacılara kadar bizi kimlerle muhatap ettiğinin bilmem farkında mısın?
Aşk süreçti sonuç oldu.
Aşk sonuçtu sebep oldu.
Aşk maceraydı düzen oldu.
Adını koymayalım, kaçar dedik kovalamaca ve teknik takip oldu.
Yazalım dedik kayıt oldu.
Şiir dedik söz oldu.
Aşkı kanunlaştırmanın ne alemi vardı ey Sevgililer Günü?
Şimdi ben yılın 364 günü kimsenin sevgililer gününü "şimdiden" kutlayamayacak mıyım? Ya birden çok sevebiliyorsam! (Tanrı korusun...) Kötüsü, çok seviyorsam da o gün bir kişi dışında kalan çoğunluğu üzmek zorundayım.
Bir yalan makinası mısın sen? Doğrucu Davud mu? Kimsin?
FBI? MİT? CIA?
Ne ulusalsın ne evrensel. Yerel olsan mahallenin namusu kılığına bürünüyorsun, yasal olsan nikah memuru çağırıyorsun hemen; şahitler bozacı ve şıracı.
Senin arkandan kadınlar, anneler ve babalar günü de ne çabuk geliveriyor. Oluşturduğunuz zincir kolye, mecbur ve muhtaç ruhların prangası gibi görünüyor.
Sevgili ya da Sevgisiz. Ne fark eder. Karım yoksa ben erkek değil miyim? Kocası yoksa ötekisi kadın değil mi ki de sevgililer gününde sevgilisi olmayan mağdur olsun ve sevgilisinin yanında olamayan da mundar...
Ey Sevgililer Günü! Çık git aramızdan. Sana ihtiyacımız yok. Sevgilimle aramıza girme. Yılın her günü bizim.
Hadi al 14 Şubat da senin olsun, ama git lütfen.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
