26 Şubat 2017 Pazar

Daha Sarı Bir Saman Sarısı


Daha Sarı Bir Saman Sarısı

Ve güneşten daha sarı başaklarda el ele yürüyoruz
Yok henüz bu mevsimde suyun boyunu aşan bir serap
Göz nehirleri arzudan kupkurular çöle bakıyorlar
Vaha kenarında toplanmamış bir yatağa

Az önce gittiler onlar hayaletlerimizdi
Sonra hayallerimiz gitti gençlik olduğunu söylediler
Hayat için ışık hayatın ışığı ise kalp, zamanın son durağı
Ağlıyor içimde sessizlik akıyor hafıza pınarlarından gök boş

Daha sarı ve kuru kumlardan da geçtik ve bu beyaz vadide durmak istiyoruz
Kumsalları görmeye ihtiyacımız var oradaki beyaz bir güneşliğin gölgesinde
Ormanlara giriyor evler utanıyorlar her bir hayalkırıklığı dalgakıranında
Kavuşmak buradan geçmedi diyor mu yazıyor mu seçemiyoruz gökten yağan el ilanlarında

Derken birkaç damla suyla uyanıyoruz zamanın birinde
İki şehir dört yabancı şüphe ve bütün eksiklerimiz valizlerimiz üstünde
Oturulmamış bir evi boşaltır gibi duraksıyoruz kentin arka sokaklarında
Rüzgar gara kadar getirmiyor tren saatlerini peronlarda hep geç kaldık biliyoruz

Güneş el yakıyor aldırmıyor gülümsemelerin hiçbir ışığa
Karanlık vakti rüyasında seni sevmelerim ulaşıyor kardan bir aydınlığa

2017


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder