16 Ekim 2012 Salı

2012'nin En İyi 10 Kitabı


Hepsini biliyorum, çünkü ben yazdım.
Bana kimse gülemeyecek, bunu biliyorum. 2012'nin en iyi 10 kitabını bana sorsalardı bir cevap verirdim elbette. Ama daha önce benim daha önce yazdığım ve bu sene çıkacak en iyi 10 kitaptan biraz bahsedeyim, sonra 2012'de en çok okunacak kitaplara bir ara gelirim. Okuyun, beğenin ya da "unlike" edin, untweet'leyin hiç önemli değil.  "-İki yüzlü okur, -benzerim, -kardeşim, onu, / Bu kibar canavarı iyi tanırsın sen de!" diyen Charles Baudelaire'e inanmıyorum ben. Okurum, canım benim...


1. Paristanbul, şehir/gezi

Paris yolculuğunun bir yazınsal deneyimi içermesi, Yirmisekiz Mehmet Çelebi’den  Nedim Gürsel’e kadar, kendi manzaramıza batıdan bakmayı öğrenmeyi ve bu karışık düzeyde bir parça da bir nostalji öğretimini kapsıyor. İlhan Berk’e “ Yalnız Paris’te kendinizi unutursunuz, oralı oluverirsiniz “  dedirten o dişi şehir, Ahmet Haşim’de o bilinen ‘delaleti’ çıkarıyor ortaya.
Paris, içinde yolculuğun bir yalnızlık okulu olduğu öğretiyi Paris Tesadüfleri’nde Ahmet Hamdi Tanpınar’a yazdırıyor. Tanpınar’a göre, Paris’te kendi manzaramız daha ilgi çekicidir. Gerçekse şudur: “Edebiyatımızın bugünkü manzarası, merkezi bilinmeyen bir vilayet manzarasıdır. Bundan kurtulmaya bakmalı."


2. Devrim Plajı, deneme
Onun için neler neler demediler? Eylemin propagandanın kendisi olduğu noktadan Sovyetler’in Soğuk Savaş reklam hizmetine kadar devrim sözcüğü sözün bile çok ötesine geçip etimoloji ve sözlüklere sığmadı. Yerelden küresele bu kavramın en çok göze batan, kalabalık merkezi olan 1968, 1789’dan kendi zamanına kadar aynı zamanda devrimin de kronolojisini üzerinde taşıdı.


3. İstanbul 1998, şiir
Bana göre şehir tek bir kadından oluşuyor.
Sokaklar tek bir eve çıkıyor yollar tek bir yola. Bu şehirden başka bir kadını sevemiyorum. Bu şehir başka bir kadın veremiyor bana. Nereye gitsem aynı sokak karşıma çıkıyor. Hangi kadına gitsem aynı kadını buluyorum. Şehri sevince sanki o kadını seviyorum. O kadını sevince şehrin içinde yalnızlıktan terliyorum ve boş yere boşalıyorum. Şehri terk edince o kadını buluyorum. Bana göre o kadın birçok şehirde. Benim yüzümden birçok şehirde o kadına rastlanmıyor.
4. Anahtar Deliği, öykü
Saat 19.30

Devamlı bakıyorum anahtar deliğinden. Görünürlerde henüz uyanmış bir kadın yok.
Dün sabahtan beri uyuyorlar. İki kadın aynı yatakta.
Ev benim benim olmasına, ama üç gün önceki tuhaf bir telefon konuşmasından sonra zorlukla hatırladığım eski bir sevgilimin kadın arkadaşıyla birlikte ziyaretini kabul etmek zorunda kaldım.





5. Nasıl Yazıyorlar?
Çocukluğumdan kalma hayal meyal bir imge kitap NASIL YAZIYORLAR? Siyah kapağı ve içinde –belki yazar babamın da sayfalarının bulunduğu ya da bulunmuş olmasını isteyebileceğim- o dönemin birçok yazarının kaleme aldıkları yazılar. Soluksuz olmasa da dönüp dönüp tek tek okumuş olmalıyım yazarların sırlarını ve o kitabı elimde bırakmadığım dönemde karar vermiş olmalıyım yazar olmaya…

6. 100 Saatte Kendi Kitabını Yaz, inceleme

1-50 SAAT
     Yazı ve kitap
     Kitap nasıl yazılır?
     Konu nasıl bulunur?
50-100 SAAT
     Nitelikli yazarlık
     Roman yazma teknikleri
     Akıcı, etkileyici anlatım (...)




 
7. Adamlar Kadınlardan Daha Orospuydu, anlatı
Canım
Huzurlu bir yüzle dönüyorum evime bu akşam. İstanbul’da bu kadar zaman evime döndüm akşamları, bir yalnızlık vardı ki çok kötü çökerdi üzerime. Adamlar kalabalıklaşırdı. Temiz yüzlerini takınırlar siyah ceketler giyerlerdi. Pipoları vardı ve nutuk atarlardı. Bütün değerleri ceplerine doldurmuşlardı. Ne var ki sirk çadırlarında kulis olmaz. Herkes anadan üryan dolaşır, soyunur, koşuşur ve çiftleşir. Palyaço bir cüce bile damızlık olabilir. Her şeyin birbiriyle yer değiştirdiği yerde, yani sahnenin tam ortasında adamlar kadınlardan daha orospuydu.


8. Doğu'nun Bulunuşu, deneme
Anlatırlar ki Sâsâni hükümdarları içinde, Hint ve Çin adalarının efendisi bir hükümdarın Şehriyar ve Şahzaman adını taşıyan iki oğlu varmış. Bu yiğit ve gözüpek iki kardeş yirmi yıldır halklarını yönetiyorlarmış. Derken büyük kardeş küçüğü Şahzaman’ı çok özlemiş ve ülkesine çağırmış. Yola çıkan Şahzaman ilk konak yerinde sarayda bir şey unuttuğunu hatırlamış ve sarayına döndüğünde  eşini yataklarında bir zenci kölenin koynunda yakalamış. Ve hemen orada hayatlarına son vermiş karısını ve kölesinin. Geri dönerek konak yerine varmış ve hareket emrini vererek gece gündüz kardeşinin şehrine doğru yol almış.


9. Scriptomax, deneme
Birisi sizi yazmaya mı zorladı? Veya okuduklarınız size yazma cesareti mi verdi? Okuduğunuz okullarda adınız şaire çıkmıştır muhakkak ya da kompozisyonları en iyi siz yazardınız. Evde, kendi odanızda, küçük dünyanızda günlükler tutardınız. Kendiniz için yazarken hep başkası bunları okusa veya beğendiğiniz şu yazarın gözleri yazdıklarınıza değse acaba ne düşünürdü? Bunu sormaktan kendinizi asla alamıyordunuz. Çevrenizdeki insanların da konuyla ilgili en ufak bir fikri bile yokken bu bilgisizlik ortamında nasıl kendinizi, sizi doğru çözüme ulaştıracak yöntemleri bulacaksınız.
10. Yazının Hyper Derecesi, deneme

İnsanlığın ortak mirası olan yazısal belleğin başka partnerlerle komşuluğa zorlanarak yeni bir formla giydirilmesi (hipermetin) güzel yazma edimini de bir “ortak miras” çerçevesinde yer almaya mı zorlayacak?
Roland Barthes’ın Yazının Sıfır Derecesi’nin ilk parodisi mi olacak “hipermetinin sıfır derecesi”?
Hipermetin yeni bir yazı mıdır? Yoksa söz, yazı sıralama ve saymasının son ayağı mı?





1 yorum: