2 Ocak 2012 Pazartesi

Dünyanın Bütün Sonları

Dünyamız kaç kere son bulacak?
Din, fizik, jeoloji ve kozmoloji açısından bakacak olursak birçok kere. MÖ 2800'den Yıl 5.000.000.000'a kadar uzanan bu son cetvelinde ise Nostradamus'tan bütün kutsal kitaplara kadar giden bir kehanet silsilesi var. Evren'i de yer aldığı bu toplama bilimkurguya  da ekleyecek olursak en basit söylemle dünyada herkesin birbirini panikletme yarışında olduğu, tarihin en kadim zamanlarından beri aşikar.
Keşif ve merak duygularının yoketme/yokolma güdülerine dönüşmesi sadece dünyada keşif ve merak edecek bir şey kalmaması ile mi ilgili?
Evren'in de keşfi öyle birkaç yüzyılda tamamlanacak gibi görünmüyor. Belki bu süreyi Evren'i ziyaret edecek araçsal devrimleri gerçekleştirmekle geçirsek daha iyi olacak gibi görünüyor. Astrolojinin derin uykusu astrofiziğin bodoslama çarpıştığı kozmik duvarlara karışıyor; öte yandan mikro kapsamda Evren'in ilk oluşumunu taklit ederek anti-maddeyi yakalamaya uğraşıyoruz. Neden? İlk yaratıldığımız andan gideceğimiz son ana kadar bir çizgi çekip kozmik varoluşumuza bütün merakları giderdiğimiz mutlak bir anlam yükleyip rahat etmek mi amaç?
Hiç sanmıyorum. Ya da amacımız büyük evrensel kafa karışıklığımızı unutmaya çalışmak mı başımızı bir başlangıcımıza bir sonumuza çevirip durarak?
Nereden gelip nereye gittiğimizin henüz tamamlanmamış hikayesini şurası kesin ki hemen okumak, bilmek, anlamlandırmak ve mümkün olursa unutmak istiyoruz. Zira her şey insanoğlunun ego ve narsisizmine çok ters gelecek derecede çok büyük, uzak ve anlamsız bu evrende.

2 yorum:

  1. Şu son cümle, yazıdaki ve yazıda olmayan her soruya ve isyana kısa ve net bir cevap olmuş. Üstüne daha da birşey denmez bence!

    YanıtlaSil
  2. Bu yüzden dünyaya bu denli çok "saplanmış" olabiliriz...

    YanıtlaSil